Günün Ayet ve Hadisi

  • Hazreti Fatıma (s.a): "Ey Ebu'l-Hasan! Senin karşılayamayacağın şeyi senden istemekten Allah'a haya ederim."

Soru: Hadislerde yüz üstü uyumanın ısrarla kötü olduğu vurgulanmış. Bunun sebebi nedir? Özel

0
0
0
s2smodern
  • Soru: İçeriği görmek için tıklayın.

  • Ayrıntılı Cevap:

    Hz. Muhammed (s.a.a) şöyle buyuruyor: “Ey Ali! Dört çeşit uyku vardır. Peygamberlerin uykusu, onlar sırt üstü uyurlar. Müminlerin uykusu, onlar  sağ taraflarının üzerine uyurlar. Kafirlerin ve münafıkların uykusu, onlar sol taraflarının üzerine uyurlar. Şeytanların uykusu, onlar yüz üstü uyurlar.”

    İlk önce genel olarak konuyu ele alacak olursak:

    Hz. Muhammed (s.a.a) şöyle buyuruyor: “Allah Teala üç şeyi sever: Az konuşmayı, az yemeyi ve az uyumayı. Ümmetim hakkında korktuğum şeylerden biride uykucu olmalarıdır.”

    Bu hadis uykunun nasıl bir statü içerisinde olduğunu bizlere tanıtmaktadır.

    İnsanoğlunun gerçekleştirdiği eylemlerin doğurduğu maddi ve manevi sonuçlar bulunmaktadır. Uyku, bir eylem olarak ele alındığında hayatımız boyunca gerçekleştirdiğimiz en sık ve uzun süreli eylemlerin başında gelir. Öyleki bütün hayatımızı göz önüne aldığımızda yaklaşık olarak üçte birini veya disiplinli biriysek dörtte birini uykuda geçirmekteyiz. İslam dini insanoğlunun dünya ve ahiret saadetini temin etmek doğrultusunda desturlar ve öğretiler bizlere sunmaktadır. Uyku doğal olarak İslam dininin teveccüh ettiği, insanın kemal’i seyrine ve fiziksel sağlığına kavuşması için gerekli öğretilerin ifade edildiği bir eylemdir. İslam dini bu konuya ayrıntılı olarak değinmiş uyku öncesi, uyku sonrası, uyunacak mekan, uyunacak zaman, nasıl  ve ne kadar uyunması gerektiği hakkında çeşitli öğreti ve desturlar bizlere sunmaktadır. Bu bağlamda bazı ameller sünnet, bazıları ise mekruh olarak bizlere tanıtılmaktadır. Sünnet olan amellerin bazıları fiziksel sağlığımız için bizlere öğütlenmiş, bazıları ise ruhsal tekamül ve imani ilerleyişimiz için ibadi bir amel olarak bizlere öğretilmiştir. Bu amellerin bazıları hem fiziksel hem de ruhsal sonuçlar doğurmaktadır.

    Konuya açıklık getirmesi hasebiyle şu örneği verecek olursak: şarap içen bir insan rusal olarak kirlenmiştir. Öyleki hadislerde kırk gün boyunca kıldığı namazın kabul olmadığı vurgulanmıştır. Dünyevi olarak ise onu hayavanlardan ayıran en temel özellik olan akıl yetisini zayıflatmıştır. Halk arasındaki tabiryle sarhoş olmuştır. Bu halette bazı hayvansal davranışlar sergilemekte, aklı başında olduğu zaman ona zorla dahi yaptıramdadığınız davranışları ifa etmektedir.

    Veya haram lokma yiyen bir insanı ela alalım maddi olarak yediği lokmanın helal lokmadan hiçbir farkı yoktur ama manevi olarak ruhunda  nasuh(tam ihlas üzere) bir tövbe etmediği taktirde telafi edilemez hasarlar bırakmaktadır.

    Şimdi bu giriş sonrası asıl konumuza dönelim; uyku biçimi teorik olarak insanın en rahat ettiği şekilde uyması gereken bir eylemdir. Bazı hadislerde bu konuya değinilmiştir. Örneğin İmam Rıza (a.s) insanın önce sağ tarafa sonra sol tarafa ve sırt üstü yatarak bütün bedenin ve beyninin gerekli dinlenmeyi elde etmesini ve öğütlemektdir. Yine bu hadiste kalkarken sağ taraftan kalkılması öğütlenmiştir.

    Yüz üstü uyuma noktasında sağlıksal olarak sağlık uzmanlarının bazı temel sorunlara yol açtığı ifade edilmektedir.

    Bu şekilde uyumak kalbe baskı oluşturmakta doğal olarak bireyin kalp atışında ritmik bozukluğa yol açabilmektedir.

    Diğer taraftan insanın üreme organı uyku sırasında bazen genleşmektedir. Yüz üstü uyumak bu bölgeye bir baskı oluşturarak zarar vermektedir.

    Üçüncü olarak ise nefes alma ve akciğer genleşmesini zorlaştırmaktadır.

    Doğal olarak fiziksel rahatsızlıklara yol açan bir davranışın İslam dini tarafından yadırganması ve mekruh olarak yani beğenilmeyen davranış olarak tanıtılması tabiidir.

    Bu ifade ettiğimiz kısım olayın fiziksel ve dünyevi boyutuydu. Elbette bu boyutununda dinsel sonuçları bulunmaktadır. Zira islam dini insanın sağlığını korumasını farz bilen bir semavi dindir.

    Zahiren sorunuzdan anlaşıldığı kadar siz olayın ruhsal yani manevi sebebini daha çok nazara almışsınız. Bu bağlamda şu ifade edilebilinir.

    Fiziksel eylemlerimizin ruhsal sonuçları, ruhsal eylemlerimizin fiziksel sonuçları olmaktadır. Buna yukarda kısaca değindik. Ruhsal eylemlerimizin doğurduğu fiziksel sonuçlara bir örnek verelim ki konu tekmil olmuş olsun; örneğin ibadet ehli insanların yüzlerinde bir nuraniyet müşahede edilmektedir. Bu ruhsal bir durumun doğurduğu fiziksel sonuçlara iyi bir örnek teşkil etmektedir.

    Bu konuda özellkile bu fiilin şeytani bir davaranış olarak tanıtılmasından kasıt insanın şeytani vesveselere açık durumda bırakan bir davranış olduğu hadislerden anlaşılmaktadır. Ayetler ışığında zayıf bir varlık olan insanın kendisini böyle bir tehlikede bırakmasının hiçbir delili olamaz.

    İkinci olarak ise kendi alanında perişan rüyalar olarak tabir edilen rüyalar bu halette daha çok görülmektedir. Bu rüyalar insanı sitrese ve sinirsel gerilmeye ittiği göz önüne alındığında kaçınılması gereken bir durumdur.

    İnsanın yüz üstü yatarken muhtelim olma ihtimali çok yüksetir. Böylece insanın cenabet olmasına ve sahip olduğu ruhsal tahareti yitirmesine yol açmaktadır.

    Bütün bu noktaların ve diğer ifade edilebilinecek ifadelerin ötesinde İslam dininin mahiyetine teveccüh edilecek olunursa konu açıklığa kavuşur. İslam dini insanın dünya ve ahiret ilişkisini kuran yegane realitedir. Eğer bir eylem ahretimizde bir sıkıntı doğuracaksa Müslüman insana düşen bunu bertaraf etmek için elinden gelen çabayı göstermektir.

    Bahsi geçen eylem haram bir davranış olmayıp terkedilmesi vurgulanan mekruh bir eylemdir. İfrata kaçmadan gerekli çaba ve irade gösterilerek yavaş yavaş terk edilebilinecek bir alışkanlıktır.

     

0
0
0
s2smodern

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile