Günün Ayet ve Hadisi

  • Hazreti Fatıma (s.a): "Ey Ebu'l-Hasan! Senin karşılayamayacağın şeyi senden istemekten Allah'a haya ederim."

Soru: Neden dinin bir açıklayıcıya ihtiyacı vardır?

0
0
0
s2smodern
  • Soru: İçeriği görmek için tıklayın.

  • Ayrıntılı Cevap:

    Dinin resmi bir açıklayıcıya ihtiyacı olmadığını savunan bu teoriye denilmelidir ki: Birincisi; açıklandığı üzere bu teorinin sunulmasındaki amaç, mukaddes olmayan bir hedeftir ve dini hükümlerin sınırlamalarından kurtulmaktır. İkincisi; bu teoriyi birçok yönden eleştirmek ve çürütmek mümkündür. Şimdi bu konuyu inceleyelim:

    1) Dini öğretilerin, uzman bir açıklayıcıya ihtiyacı olmadığı görüşü, dini hükümlerde birbiriyle bağlantılı veya bağlantısız görüşlerin ortaya çıkmasıyla eşit anlamdadır. Çünkü bu durumda herkesin kendine ait bir görüşü ve din anlayışı olacak ve bu inançları da kendince hüccet sayılacaktır. Bunun anlamı ise, dini öğretilerden çıkan şahsi anlayışların, dinin tefsiri sayılabilmesi için dini hükümlerde sabit bir durumun olmamasıdır. Tabi dinde ve dini öğretilerde böyle bir şey söz konusu olamaz. Çünkü bunun sonucu çelişkilerle baş başa kalmaktır. Eğer her ferdin şahsi tefsirini ve din anlayışını geçerli sayarsak, şöyle bir durum ortaya çıkabilir; bir kimse kendince bir din anlayışı sunarken, diğer bir kimse onun tam zıddı bir din anlayışı sunabilir. Bu durumda kendileri için geçerli sayılan ancak birbirini dışlayan iki zıt tefsirle karşılaşırız.

    2) İnsan aklının hükmüne göre tıp, fizik, tarih ve diğer binlerce ilim dalında nasıl bir uzmana ihtiyaç varsa, ilahi hükümleri içeren dinin de uzman bir açıklayıcıya ihtiyacı vardır.

    3) Dini öğretiler basit, orta ve yüksek olmak üzere üç düzeydedir. İnsanların basit düzeyde olan öğretileri anlayabileceğini farz etsek bile, dinin orta ve yüksek seviyedeki öğretilerini anlamaları mümkün değildir. İşte bu durumda dini açıklayıp anlatacak bir uzmana ihtiyaç vardır. Bunun delili, Kuran’ın tefsiri ve dini öğretilerin açıklanması hususunda masum imamlar (aleyhimusselam)’dan nakledilen binlerce hadistir.[1]

    4) Kuran-ı Kerim’in bazı ayetleri, dini öğretilerin açıklanması için müfessire ihtiyaç olduğunu belirtmektedir:

    a) O ayetlerden biri şöyledir: “…Sana zikri (Kuran’ı) indirdik ki, insanlara kendilerine indirileni açıklayasın, belki onlar da düşünürler.”[2]

    Bu ayeti kerimede peygamber efendimizin bizzat kendisine hitap edilmiş ve Kuran öğretilerini açıklamak, onun vazifelerinden sayılmıştır. Eğer “peygamber efendimiz masum olduğu için müfessir olabilir, ama peygamber ve Ehlibeyt’i dışında hiç kimse müfessir olamaz” denilirse, şöyle cevap verebiliriz: Bu durumda dini öğretilerin bir müfessire ihtiyacı olduğu, bu ayete göre ispatlanmıştır. Gaybet döneminde ise açıklama görevinin fakihlerin ve rabbani âlimlerin vazifesi olduğuna dair başka deliller vardır. Bizim iddiamız şudur ki, masum imamlardan nakledilen birçok rivayete göre, dinin tefsiri ve hükümlerin icrası, gaybet dönemi boyunca din âlimlerinin sorumluluğundadır. Tıpkı şu rivayet gibi: “İçinizden kim bizim hadislerimizi nakleder, helal ve haramımızı inceler ve hükümlerimizi bilirse, şüphesiz onu üzerinize hâkim kılmışımdır…”[3] Görüyoruz ki, din hükümlerini icra etme hususunda, hükümlere âlim olmak şart koşulmuştur.

    b) İkinci ayet: “…Eğer bilmiyorsanız zikir ehline sorun.”[4] Zikir ehlinden maksadın kimler olduğu hususunda söz çoktur ancak hepsinin sonucunda şu neticeye varıyoruz ki; zikir ehlinin en açık örneği masum imamlardır. Gaybet döneminde ise din âlimleridir. Bir rivayete göre imam Mehdi (aleyhisselam), İshak b. Yakub’un “insanlar gaybet döneminde yeni olayların hükmünü öğrenmek için kime başvursunlar?” sorusuna şöyle cevap vermiştir: “…ve gerçekleşen olaylarda, hadislerimizi nakledenlere başvurun. Çünkü onlar, sizin üzerinizde benim hüccetimdir ve ben de Allah’ın onlar üzerindeki hüccetiyim.”[5]

    Arapça, Arap edebiyatı, usul ve tefsir gibi daha birçok ilimden bihaber olan avam halk, kesinlikle “zikir ehlinin” örneği olamazlar. Gayet açıktır ki bu tür kimseler, din metnini tefsir etmeye kadir değillerdir.

    Önemli bir husus: Şöyle bir şey akla gelebilir: Gaybet döneminde, dini açıklamakla görevli olan âlimler hata yapabilir ve dini öğretileri insanlara yanlış tanıtabilirler ve bu şekilde insanlar da yanlış bir yol üzere bulunabilirler. Bu durumda varılan sonuç, dinin bir açıklayıcıya ihtiyacı olmadığıdır.

    Cevap: Birincisi; halkın genelinin dini anlamada yapacakları hata, elbette ki bir din uzmanının yapacağı hatadan daha çoktur. O halde din âlimlerinin hata yapabilme ihtimalini bahane etmek ve bu görevi avam halka teslim etmek hiç de akıllıca değildir.

    İkincisi; bütün ilimlerde hata yapma ihtimali vardır. Uzman doktorlar hiç mi hata yapmıyorlar? Acaba doktorların hata yapabileceği ihtimalini vererek, artık kimse doktora gitmesin diyebilir miyiz? Elbette ki, aklı başında olan hiç kimse böyle bir şey diyemez.

    Üçüncüsü; Şia ve ehlisünnet âlimlerinin birçoğu şu görüştedir ki; eğer bir âlim dinin hükmünü çıkarabilecek kapasitede ise, bütün çabasını sarf ettiği halde yine de hata yaparsa, Allah katında mazurdur. Mesela allâme seyit Şerefuddin, El-Fusul’ul Muhimme adlı kitabında bir grup İslam âliminden şöyle nakletmiştir: “Dini bir konuda içtihat eden ve kendince doğru sonuca varan her müçtehit, sevap alır. İçtihadı doğru olursa iki sevap, yanlış olursa bir sevap alır.”[6]

    Daha Fazla Bilgi İçin Başvurabileceğiniz Kaynaklar

    1) Muhsin Ğereviyan “Porseşhayı fikri ve diniyi cevanan” Kum baskısı, Yemin yayınevi, üçüncü baskı, Hicri ş. 1380.

    2) Hamit Rıza Şakirin ve bir grup araştırmacının işbirliğiyle “Porseşha ve pasohhayı bergozideyi danişcuyi” velayeti fakihin üniversitedeki temsilciliği (Maarif yayınevi) ikinci baskı, h.ş.1384.

     

    'DİNİ SORULARA CEVAPLAR' kitabı

    [1] Muhsin Ğereviyan, Aynı Kaynak.

    [2] Nahl Suresi. 44. ayet.

    [3] Hürrü Amili, Vesail’uş Şia, c.27 s.136

    [4] Nahl Suresi. 43. ayet.

    [5] Es-Saduk, Kemal-ud Din ve Tamam-un Nime, c.2 s.484

    [6] El-Fusul’ul Muhimme Fi Telif’il Umme, s.155 Beyrut baskısı. 7.Baskı, 1977.

0
0
0
s2smodern

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile