Günün Ayet ve Hadisi

  • Hazreti Fatıma (s.a): "Ey Ebu'l-Hasan! Senin karşılayamayacağın şeyi senden istemekten Allah'a haya ederim."

0
0
0
s2smodern
  • Soru: İçeriği görmek için tıklayın.

  • Kısa Cevap:

    Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla

    Değerli okurumuz!

    Kuranı Kerim, Allah Teala'nın kelamı, dinimiz İslam'ın vahiy kaynağı ve Hz. Resuli Ekrem'in (s.a.a) insanlığa sunduğu en değerli mucizesidir. Bu kitabın mucize olması onun fesahat ve belagatının yanı sıra aslında taşıdığı içerik ve maarifin zenginliğidir.

  • Ayrıntılı Cevap:

    İnsanın maddi-manevi bütün yönlerini bilen ve insana hatırlatan, onun dünyevi ve uhrevi (gerçek) ihtiyaçlarının ne olduğunu ayetleriyle belirten, doğru ve hak yolu ve yaratılış gayesini insanın gözleri önüne seren bir kitaptır Kuranı Kerim.

    Zahiri açıdan bakıldığında 1400 yıl önce Allah Resulüne (s.a.a) nazil olmuş ve İslam dininin kanun ve kurallarını getirmiştir. Diğer taraftan insana tabiattan, tarihten, alemdeki nizamdan, yaratılıştan ve gaybi alemden haberler vererek bir uyanış ve dirilme yaşamasını isteyen bir kitaptır.

    Bu ve daha da çoğaltabileceğimiz nedenlerle bu kutsal kitabın hem Allah katında hem de dini anlamda değeri paha biçilmezdir.

    Aynı zamanda biz Müslümanların da bu kitaba bakış açısı, yaklaşımı ve ona karşı temayülü de önemlidir. Zira bu kitap, biz insanlar için nazil olmuştur. O nedenle kitabın içindeki cevherin açığa çıkması ve maarifinin ne denli zengin ve dolu olduğunun anlaşılabilmesi için, onu okuyan insanın ona nasıl yaklaştığı belirleyicidir.

    Eğer biz Müslümanlar bu kitabı sadece bir sembol olarak görür ve evlerimizin bir köşesinde teberrük niyetine saklar, içeriğine inmezsek ne düşüncelerimiz gelişir ne de hayata bakış açımız.

    Yine Kuranı okuduğumuz halde ne manaya geldiğini çok dert etmeden sadece Arapça elfazı üzere okur ve mealini göz ardı edersek, bu kitabın neler bahsettiğini asla anlayamayız. Bunun bir diğer getirisi de Kuranı Kerim'e bakışın gelenekselleşmesi ve bir kültür düzeyine indirgenmesidir.

    Yani sadece dini merasimlerde, cenaze merasimlerinde, bir hocanın dilinden, Onu okumayı öğrenmeyi Müslümanlık vazifesi görüp sadece öğrenmekle yetinmekle, taşıdığı amaç, gaye, derinlik, zenginlik, hakikat boyutlarına değinmeden onu okumak her ne kadar sevap anlamında bizlere çok büyük getirileri olsa da, anlamını bilmediğimiz bir hazineyi sadece görmekle aynı kategoriye girer ne yazık ki.

    Bu nedenle bir Müslümanın Kuran'a bakışı aslında bir müsteşrik, bir Ehli kitap, bir din düşmanından farklı olmalıdır. Onun içeriğini düşünüp idrak ederek ve günlük yaşantımıza sokarak hem içsel bir değişimin ilk adımını atmış oluruz hem de buhranlarla dolu dünya hayatımıza güzel ve sonu saadetle müjdelenen bir şekil verebiliriz.

    Burada Kuranı Kerim'e yaklaşım ve onu okuma anlamında şu birkaç şeye dikkat etmenizi öneririz:

    1- Sürekli olarak zihnimizde bu kitabın ilahi bir kelam olduğu telkininde bulunmak.

    2- Allah Teala'nın bu kitap aracılığıyla bizimle konuştuğu gerçeği üzerine düşünmek.

    3- Onu okurken anlamını ve verdiği öğütleri kendimize olgu ve örnek almak.

    4- Onun zahiri okuma adabına özen göstermek

    a- Abdestli olmak

    b- Kıbleye dönerek okumak

    c- Güzel sesle okumaya çalışmak

    d- Aheste bir sesle okumak

    e- Kuranı Kerim'in yüzüne bakarak okumak...

    Yukarıda bahsettiğimiz adımlar vesilesi ile Kuran okumayı kendimizde alışkanlık haline getirirsek, hem her anlamda ondan faydalanmış oluruz hem de Allah-kul ilişkisinde insanın nasıl bir konumda olduğu ve ne kadar değerli olduğunu görürüz.

    Allah daha iyi bilendir.

    Vesselam...

    ehlibeytsoru.com

0
0
0
s2smodern

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile