Günün Ayet ve Hadisi

  • Hazreti Fatıma (s.a): "Ey Ebu'l-Hasan! Senin karşılayamayacağın şeyi senden istemekten Allah'a haya ederim."

Soru: Yusuf suresinin 70. ayeti Hz. Yusuf'un (a.s) masumiyetiyle nasıl bağdaşır?

0
0
0
s2smodern
  • Soru: İçeriği görmek için tıklayın.

  • Ayrıntılı Cevap:

    Aslında bu eleştiriyi yapanlarında yine birçok yerde olduğu gibi, ayetlerdeki ifade ve tabirlere yeterince dikkat etmemeleridir. Yusuf suresindeki ayetler iyice incelendiğinde ve diğer bazı karineler de dikkate alındığında, olayın Bünyamin’le anlaşmalı olarak gerçekleştiğini görürüz. Zira bu ayetlerde Hz. Yusuf’un kendisini önceden kardeşi Bünyamin’e tanıttığını görüyoruz. Dolayısıyla o, yapılan bu işlerin onun kardeşi Yusuf’un yanında kalmasın sağlamak için yapılan bir plan olduğunu biliyordu. Saniyen “Ey kafile! Siz hırsızsınız sözünün kim tarafından söylendiği belli değil. Sadece, sözü söyleyen tellalın Hz. Yusuf’un memurlarından bilisi olduğunu biliyoruz. Evet memurlar maşrabayı Yusuf’un kardeşlerinden birisinin yükünde bulunca, onun hırsız olduğuna kanaat getirdiler ve dolayısıyla onların hepsi bir arada olduklarından dolayı, bu ithamı hepsine yöneltti. Faraza burada bu genellemeyle bir yanlış yapılmış olsa dahi bunun Hz. Yusuf’la alakası yoktur. Hz. Yusuf’a isnat edilebilecek tek fiil söz konusu maşrabayı kardeşi Bünyamin’in yükünün içerisine koymasıydı ki bunu da onu kurtarmak ve rahat ettirmek maksadıyla yapmıştır.

    Bundan da önemlisi Hz. Yusuf’un ister kardeşleri, isterse babası hakkındaki bu davranışı ve uyguladığı plan, Allah-u Teala’nın onlar hakkındaki imtihanlarının tamamlayıcı bir parçasıydı. Diğer bir deyişle Hz. Yusuf vahiy yoluyla aldığı ilahi ferman gereği bu planı uyguladı ve Hz. Yakub’un diğer evladını da kaybetme karşısındaki sabır ve mukavemetinin ölçülmesine ve böylece tekâmül sevap ve mükafatının gereken diğer halkalarının da tamamlanmasına vesile oldu. Ayrıyeten kardeşlerinin de bir kez daha babalarına verdikleri söz karşısında ne kadar sadık kalıp kalmadıklar imtihan edilmiş oldu. Kısacası Hz. Yusuf’un öyküsü baştan sona imtihan sahneleriyle doludur. Bunlardan bir kısmı Hz. Yusuf’a, bir kısmı babası Yakub’a ve bir kısmı da kardeşlerine yöneldi ve olayın bu son halkası da bunların bir parçasıydı ve ilahi bir plan dahilinde gerçekleşmişti. Bunu aşağıdaki ayetten açıkça anlamamız mümkündür: “İşte biz Yusuf’a böyle bir tedbir öğrettik, yoksa kralın kanununa göre kardeşini tutamayacaktı. Ancak Allah'ın dilemesi hariç. Biz kimi dilersek onu derecelerle yükseltiriz.” ( Yusuf, 76)

    Ayrıca bu ayetten en son zikrettiğimiz eleştirinin de cevabı verilmiş oluyor, yani Hz. Yusuf’un kardeşinin alı konması ve geçici olarak köle addedilmesi ilahi bir emirle gerçekleşmişti ve Hz. Yusuf’un şahsi bir tasarrufu değildi.

    Bazı alimler demişler ki hatta eğer bu planı bizzat Hz. Yusuf tarafından planlandığını kabul etmiş olsak dahi yine de Hz. Yusuf’un masumiyetine bir halel gelmezdi. Zira önceden de dediğimiz gibi yalan her yerde kötü ve günah değildir. Bazen bir takın önemli maslahatlar, yalan konuşmayı, caiz hatta farz bir duruma bile sokabilir. Böylece bu olayın da Hz. Yusuf’un masumiyetiyle çeliştiğini söyleyenlerin iddiası boşa çıkmış oldu.

    kevsernet

0
0
0
s2smodern

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile